Akcagöz; Dinimizde Ruhban Sınıfı Yok

Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Başkanı Av.Tufan Akcagöz, Medeni Kanun’un kabulünün 91.yılı nedeniyle bir açıklama yaptı. 

04 Ekim 2017 Çarşamba, 21:22

Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Başkanı Av.Tufan Akcagöz, Medeni Kanun’un kabulünün 91.yılı nedeniyle bir açıklama yaptı.

4 Ekim 1926 tarihinde Medeni Yasanın kabul edildiğini ve Türk kadınına, erkeklerle eşit haklar tanındığını dile getiren Tufan Akcagöz, ‘ 1926 yılından çok gerideyiz ‘ dedi. Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinin 91. yılında, Müftülere nikah kıyma yetkisinin tartışıldığını dile getiren Akcagöz, “ Medeni Kanun, Türk kadının azad belgesidir. Millletin temel unsurlarından biri erkekse, diğeri de kadındır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, kadını özgürleştirmeden ve ona erkekle eşit haklar tanımadan çağdaş bir ülke olamayacağımız bilinciyle, devrimi gerçekleştirirken, bilhassa çağdaş hukuk sistemini hayata geçirmeye gayret göstermiştir. Medeni Kanun, laik hukuk sisteminin temel parçasıdır.  Bu kanunun kabulü, kadına erkek karşısında eşit haklar tanımıştır. Yoksa, erkek egemen hukuk sisteminde iki kadının şahitliğinin bir erkeğin tanıklığına denk olduğunu, miras hukukunda kadının, erkeğin yarısı kadar hak sahibi olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenle, kazanılmış bu hakka en çok kadınlar sahip çıkmalıdır.” dedi.
Müftülere nikah kıyma yetkisinin verilmesinin, toplumu ikiye böleceğini söyleyen Tufan Akcagöz, “ Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinin 91. yılında, laik hukuk sisteminin sırtına bir hançer gibi saplanan bu tasarının, milleti ikiye böleceği açıktır. Vatandaş, Müftüye nikah kıydıran ve Belediye’ye nikah kıydıran diye kutuplaşmış olacaktır. Dini açıdan bakacak olursak, Müftüye nikah kıyma yetkisinin verilmesi, zoraki bir ruhbanlaşma sürecini de beraberinde getirecektir. Papaz’ın ve Haham’ın nikah kıyma yetkisinin olduğunu savunanlar, İslam dininde ruhban sınıfının olmadığını akıllarından çıkarmamalıdırlar. Ayrıca, bu değişiklik, bir taleple ve ihtiyaçla ortaya çıkmış değildir. Siyasi iktidarın, toplumu ve devleti dönüştürme çabası olarak değerlendirmek gerekir. Diğer semavi dinlerde, kıyılan nikahın ruhban temsilcisi Papaz ya da Haham tarafından kutsanmasına ihtiyaç vardır. Oysaki İslam dininde böyle bir kurum olmadığı gibi, nikahın kutsanması da söz konusu değildir. Dileyen, istediği dinin temsilcisine nikahını kıydırabilir, buna bir engel de yoktur. Ancak, resmî hüviyet taşıyan bir din adamına bu yetkinin tanınması doğru değildir. Medeni Kanun’un kabulünün 91.yılı kutlu olsun. “ diye konuştu.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Tasarım ve Programlama: Tomakin Web Dizayn